Sağlıklı ve Doyumlu Cinsel Yaşam Özellikleri

Yağmur Arı

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
2 Ocak 2020
Mesajlar
8
Cinsel dürtülerimiz doğuştan var olmakla birlikte, cinselliğe ilişkin düşüncelerimizi ve tutumumuzu içinde yaşadığımız toplumun değer yargıları ve kişisel yaşantılarımız belirler. Cinsel davranışlarımız da bu temel üzerinde öğrenerek gelişir. Cinsellikle ilgili beklentilerimizin şekillenmesinde toplumda yaygın olan yanlış inanışların büyük payı olması, cinsel yaşamımızda kolaylıkla doyumsuzluğa yol açar. Cinsellik konusunda doğru bilgi edinme olanakları çok sınırlı iken, yanlış bilgi içeren mesajları hemen her yerden, öykülerden, filmlerden, medyadan, pornografik ürünlerden, hatta çeşitli alanlardaki profesyonel kişilerden sürekli olarak alırız. Bütün bu yanlış bilgi ve inanışlar, sağlıklı bir cinsel yaşam kurmamızın ve doyumlu bir cinsellik yaşamamızın önündeki en büyük engeldir.

İki insan arasındaki ilişkilerin sosyal, düşünsel, duygusal, cinsel birçok boyutu vardır. Cinsel ilişkiyi, iki insanın bedenlerini kullanarak birlikte haz ürettikleri bir cinsel etkinlik olarak tanımlayabiliriz. İlişkilerin diğer alanlarında olduğu gibi, cinsellik alanında da eşlerin karşılıklı onayı, eşit söz hakkı, etkin katılımı ve ortak doyumu söz konusu olmalıdır. İlişkinin her alanında olduğu gibi eşlerin cinsellik konusundaki iletişimleri de çok önemlidir.

Cinsel eşlerin cinsel etkinliklere girişme arzuları her zaman eş zamanlı olmayabilir. Kimileri daha seyrek, kimileri daha sık cinsel istek duyabilir. Birçok ilişkide erkeklerin başlatması ve kadınların sıklıkla reddetmesi, neredeyse kural haline gelmiştir. Eşler arasındaki iletişim, var olan cinsel ilişkinin daha çok haz yaratıcı, dolayısıyla daha istenir hale gelmesi yönündeki çabalar, ortak bir noktada buluşmayı kolaylaştırır. Eşlerin cinsel etkinliklerin zamanı, yeri ve biçimi konusunda farklı arzuları da olabilir. Her iki cinsel eş de bunları açıklıkla ifade edebilmeli, rahatlıkla cinsel etkinliği başlatabilmeli, eşinin talebini kırmadan reddedebilmeli, burada reddedilenin tümden kendisi değil, o anda ve orada cinsellik olduğunu anlayıp kabul edebilmelidir.

Cinsel ilişki, genelde kişinin cinsel yaşamı boyunca, özelde o andaki cinsel etkinlikte adım adım ilerleyen bir süreçtir. Erken yaşlarda el ele tutuşur, öpüşür, giyinik sarılmalar, sınırlı dokunmalar yaşar, sonra çıplak sevişmelere, cinsel organların uyarılmasına, cinsel birleşmeye doğru ilerleriz. Cinsel birleşme yaşamayan çiftlerin sevişmeleri genellikle daha uzundur ve daha çeşitli uyarılar içerir. Çiftin cinsel yaşamına cinsel birleşmenin eklenmesiyle, sık yapılan bir hata tüm sevişmenin birleşme odaklı hale gelmesi, diğer tüm uyarıların ihmal edilmesi, ön sevişmenin bazen tamamen yok olmasıdır.

Kadınlar da erkekler de cinsel ilgi ve istek duyarak sevişmeye başlar, kendilerinin ve cinsel eşlerinin uygun uyarılarıyla cinsel açıdan uyarılır, zevk alır, erkeklerde penis sertleşir, kadın cinsel organlarında ıslanma oluşur. Erkek ve kadının cinsel fizyolojilerinde bazı farklar vardır. İletişiminiz doğru olursa birlikte Pembe Bulutlara çıkarsınız. Kadınlar genç ve deneyimsiz oldukları dönemlerde daha geç uyarılırlar, hangi uyarılardan nasıl etkilendiklerini, hangi uyaranlara nasıl cinsel yanıtlar verdiklerini öğrendikçe daha kolay uyarılmaya ve orgazm olmaya başlarlar. Erkekler gençken ufak uyaranlarla hızla uyarılabilirken, yaşları ilerledikçe, uyaranlara duyarlılıkları azalır, cinsel yanıt ortaya çıkabilmesi için daha fazla ve daha çeşitli uyarana gereksinim duymaya başlarlar.

Çok genç bir erkeğin penisi sadece düşündüğünde ya da ufak bir beden parçası gördüğünde sertleşirken, orta yaşlarda ön sevişme sırasında okşanıp uyarıldığında, daha ileri yaşlarda ancak doğrudan penisine dokunulduğunda sertleşebilir. Kadınlar da erkekler de cinsel açıdan uyarılıp sevişmeyi sürdürdüklerinde, el uyarısı, vibratör, oral seks, sürtünme veya cinsel birleşme ile orgazm olabilirler.
 
Üst Alt